• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 14 °C
  • İzmir 14 °C
  • Ankara 1 °C
  • Muğla 12 °C

TEBLİĞDEN KAÇMA METHODLARI

Süleyman Nergiz

Tebliğ, Allah’ın Kuran’da bize farz kıldığı bir ibadettir. Tebliğ yapan Müslüman, hem bir kişiye daha Allah’ın varlığını ve Kuran’ın hak olduğunu anlatmış olacak hem de kendisi bir kez daha bu gerçekleri tekrarlamış olacaktır. Tebliğ sadece karşı tarafa fayda sağlamaz. Aynı zamanda tebliğ yapan kişi karşı tarafın heyecanıyla kendi üzerindeki ülfeti de kaldırmış ve adeta tekrar iman etmiş gibi olur. Aynı zamanda tebliğ yapan kişi, şeytanın verdiği olumsuz telkinleri, anlattığı Kurani konularla etkisiz hale getirmiş olacaktır.

Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır.  [Âli İmran Suresi (3/104]

Ayette de görüldüğü gibi tebliğ yapmak farzdır. Fakat bazı Müslüman kardeşlerimizin tebliğ yapmak istemediklerine şahit olmaktayız. Tebliğden kaçmak için de bazı teviller getirdiklerini görüyoruz. Peygamberimiz döneminde de Müslümanlarla beraber gözüken bu kişiler kendi samimiyetsizlikleri belli olmasın diye hayrı isteyen bir görünümle Müslümanları eleştirmişlerdir. Ayette şöyle buyrulur;

Korku gidince, hayra karşı oldukça düşkünlük göstererek sizi keskin dilleriyle (eleştirip inciterek) karşılarlar. [Ahzâb Suresi (33 /19]

Ayette de görüldüğü gibi bu kişiler, kendilerinin her zaman İslam’ın hayrını istediği görüntüsünü vererek İslam’ı tebliğ eden insanlara garip eleştiriler getirmektedirler. Şimdi bu eleştirileri ayetler doğrultusunda inceleyelim.

METHOD 1

Tebliğci : Allah Var

Tebliğden kaçan : Şüphesi olan mı var?

Allah’ın var olduğunu söyleyen birisine karşı bir Müslümanın böyle bir cevap vermesi Kuran’a uygun değildir. Çünkü Allah Kuran’da insanların çoğunluğunun iman etmeyeceğini bildirmiştir. Dolayısıyla şüphesi olan insan olmasını bırakın, bu insanlar çoğunluktadır.

Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminle yalan söylerler.' [En'am Suresi (6/116]

METHOD 2

Tebliğci : İman Hakikatleri Anlatalım (Allah’ın varlık delilleri)

Tebliğden kaçan : İnanmak için delile gerek yok zaten inanıyoruz

Allah Kuran’da Kendi delillerini inceleyip gece gündüz düşünmemizi ve bu sayede “kesin bilgiyle” iman etmemizi istemiştir. Dolayısıyla bu cevap da Kurani değildir.

Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) "Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru." [Âli İmran Suresi (3,94) /191]

Bakmıyorlar mı o deveye; nasıl yaratıldı? Göğe, nasıl yükseltildi? Dağlara; nasıl oturtulup-kuruldu? Yere; nasıl yayılıp-döşendi?  [Ğaşiye Suresi (88/17-18-19-20-21]

METHOD 3

Tebliğci : Kuran’ın Bilimsel Mucizelerini anlatalım

Tebliğden kaçan : İnanmak için mucizeye gerek yok. Bilim sürekli değişiyor

Allah Kuran’da 300’ yakın bilimsel bilgi vermiştir. İnsanın yaratılışından, evrenin yaratılışına, gök katmanlarından,  Ay ve Güneş’in yapılarına kadar. “Kuran’a biz zaten inanıyoruz. Bilimin onayına ihtiyacı yok” mantığı da geçerli bir mantık değildir. Bilimsel gelişmelerle Bilim Kuran’ı değil Kuran bilimi onaylamıştır.

METHOD 4

Tebliğci : Darwinizmin geçersizliğini anlatalım

Tebliğden kaçan : Darwinizm mi kaldı? (veya) Darwinizm zaten Kuran’da var

Darwinizm bilimle uzaktan yakından alakası olmayan ve geçtiğimiz yüzyıl insanlığın başına bela olmuş bir yalandır. Ama şu an tüm Dünya’da Darwinizm okullarda, televizyonlarda ve sinema filmlerinde insanlara bir doğru olarak aktarılır. Tabi ki bilimsel olarak Darwinizm bitmiştir. Ama bu bitişi Dünya’ya duyuracak olan kişiler Müslümanlardır. Darwinizmin Kuran’da olduğu iddiası ise yine tebliğden kaçmak için uydurulmuştur. Darwinizmin bilimsel bir delili bile yokken Kuran’da olması zaten imkansızdır.

METHOD 5

Tebliğci : Müslümanlar birleşsin

Tebliğden kaçan : Amerika ve İsrail izin vermez

Bu mantık aslında en tehlikelisidir. Çünkü bu sözde Allah’ın Kuran’da bildirdiği affedilmeyecek tek günah olan şirk tehlikesi vardır. Tüm ülkeler, insanlar, Kainattaki tüm atomlar Allah’ın kontrolündedir. Ayrıca Allah müminlere vadetmiştir. İslam birliği kesin olarak kurulacaktır. Peygamberimizin ahirzaman hadislerine göre de bu birlik bu yüzyıl kurulacaktır inşaAllah

Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va'detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca bana ibadet ederler ve bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkâr ederse, işte onlar fasıktır.

[Nur Suresi (24/55]

 

Bu ve buna benzer çok fazla tevil aslında samimiyetten değil samimiyetsizlikten kaynaklanmaktadır. Tabi ki bunu cahilliğinden ve bilgisizliğinden yapan da çok kişi olabilir. Onları tenzih ediyorum. Ama bilgisizliğinden yapan kişiler ayetleri görünce bu tutumlarına devam etmezler ve Allah’a itaat ederler.

 

İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz bağışlamanı (dileriz). Varış ancak Sana'dır" dediler. [Bakara Suresi (2/285]

Tebliğ, Allah’ın Kuran’da bize farz kıldığı bir ibadettir. Tebliğ yapan Müslüman, hem bir kişiye daha Allah’ın varlığını ve Kuran’ın hak olduğunu anlatmış olacak hem de kendisi bir kez daha bu gerçekleri tekrarlamış olacaktır. Tebliğ sadece karşı tarafa fayda sağlamaz. Aynı zamanda tebliğ yapan kişi karşı tarafın heyecanıyla kendi üzerindeki ülfeti de kaldırmış ve adeta tekrar iman etmiş gibi olur. Aynı zamanda tebliğ yapan kişi, şeytanın verdiği olumsuz telkinleri, anlattığı Kurani konularla etkisiz hale getirmiş olacaktır.

Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır.  [Âli İmran Suresi (3/104]

Ayette de görüldüğü gibi tebliğ yapmak farzdır. Fakat bazı Müslüman kardeşlerimizin tebliğ yapmak istemediklerine şahit olmaktayız. Tebliğden kaçmak için de bazı teviller getirdiklerini görüyoruz. Peygamberimiz döneminde de Müslümanlarla beraber gözüken bu kişiler kendi samimiyetsizlikleri belli olmasın diye hayrı isteyen bir görünümle Müslümanları eleştirmişlerdir. Ayette şöyle buyrulur;

Korku gidince, hayra karşı oldukça düşkünlük göstererek sizi keskin dilleriyle (eleştirip inciterek) karşılarlar. [Ahzâb Suresi (33 /19]

Ayette de görüldüğü gibi bu kişiler, kendilerinin her zaman İslam’ın hayrını istediği görüntüsünü vererek İslam’ı tebliğ eden insanlara garip eleştiriler getirmektedirler. Şimdi bu eleştirileri ayetler doğrultusunda inceleyelim.

METHOD 1

Tebliğci : Allah Var

Tebliğden kaçan : Şüphesi olan mı var?

Allah’ın var olduğunu söyleyen birisine karşı bir Müslümanın böyle bir cevap vermesi Kuran’a uygun değildir. Çünkü Allah Kuran’da insanların çoğunluğunun iman etmeyeceğini bildirmiştir. Dolayısıyla şüphesi olan insan olmasını bırakın, bu insanlar çoğunluktadır.

Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminle yalan söylerler.' [En'am Suresi (6/116]

METHOD 2

Tebliğci : İman Hakikatleri Anlatalım (Allah’ın varlık delilleri)

Tebliğden kaçan : İnanmak için delile gerek yok zaten inanıyoruz

Allah Kuran’da Kendi delillerini inceleyip gece gündüz düşünmemizi ve bu sayede “kesin bilgiyle” iman etmemizi istemiştir. Dolayısıyla bu cevap da Kurani değildir.

Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) "Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru." [Âli İmran Suresi (3,94) /191]

Bakmıyorlar mı o deveye; nasıl yaratıldı? Göğe, nasıl yükseltildi? Dağlara; nasıl oturtulup-kuruldu? Yere; nasıl yayılıp-döşendi?  [Ğaşiye Suresi (88/17-18-19-20-21]

METHOD 3

Tebliğci : Kuran’ın Bilimsel Mucizelerini anlatalım

Tebliğden kaçan : İnanmak için mucizeye gerek yok. Bilim sürekli değişiyor

Allah Kuran’da 300’ yakın bilimsel bilgi vermiştir. İnsanın yaratılışından, evrenin yaratılışına, gök katmanlarından,  Ay ve Güneş’in yapılarına kadar. “Kuran’a biz zaten inanıyoruz. Bilimin onayına ihtiyacı yok” mantığı da geçerli bir mantık değildir. Bilimsel gelişmelerle Bilim Kuran’ı değil Kuran bilimi onaylamıştır.

METHOD 4

Tebliğci : Darwinizmin geçersizliğini anlatalım

Tebliğden kaçan : Darwinizm mi kaldı? (veya) Darwinizm zaten Kuran’da var

Darwinizm bilimle uzaktan yakından alakası olmayan ve geçtiğimiz yüzyıl insanlığın başına bela olmuş bir yalandır. Ama şu an tüm Dünya’da Darwinizm okullarda, televizyonlarda ve sinema filmlerinde insanlara bir doğru olarak aktarılır. Tabi ki bilimsel olarak Darwinizm bitmiştir. Ama bu bitişi Dünya’ya duyuracak olan kişiler Müslümanlardır. Darwinizmin Kuran’da olduğu iddiası ise yine tebliğden kaçmak için uydurulmuştur. Darwinizmin bilimsel bir delili bile yokken Kuran’da olması zaten imkansızdır.

METHOD 5

Tebliğci : Müslümanlar birleşsin

Tebliğden kaçan : Amerika ve İsrail izin vermez

Bu mantık aslında en tehlikelisidir. Çünkü bu sözde Allah’ın Kuran’da bildirdiği affedilmeyecek tek günah olan şirk tehlikesi vardır. Tüm ülkeler, insanlar, Kainattaki tüm atomlar Allah’ın kontrolündedir. Ayrıca Allah müminlere vadetmiştir. İslam birliği kesin olarak kurulacaktır. Peygamberimizin ahirzaman hadislerine göre de bu birlik bu yüzyıl kurulacaktır inşaAllah

Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va'detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca bana ibadet ederler ve bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkâr ederse, işte onlar fasıktır.

[Nur Suresi (24/55]

 

Bu ve buna benzer çok fazla tevil aslında samimiyetten değil samimiyetsizlikten kaynaklanmaktadır. Tabi ki bunu cahilliğinden ve bilgisizliğinden yapan da çok kişi olabilir. Onları tenzih ediyorum. Ama bilgisizliğinden yapan kişiler ayetleri görünce bu tutumlarına devam etmezler ve Allah’a itaat ederler.

 

İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz bağışlamanı (dileriz). Varış ancak Sana'dır" dediler. [Bakara Suresi (2/285]

Tebliğ, Allah’ın Kuran’da bize farz kıldığı bir ibadettir. Tebliğ yapan Müslüman, hem bir kişiye daha Allah’ın varlığını ve Kuran’ın hak olduğunu anlatmış olacak hem de kendisi bir kez daha bu gerçekleri tekrarlamış olacaktır. Tebliğ sadece karşı tarafa fayda sağlamaz. Aynı zamanda tebliğ yapan kişi karşı tarafın heyecanıyla kendi üzerindeki ülfeti de kaldırmış ve adeta tekrar iman etmiş gibi olur. Aynı zamanda tebliğ yapan kişi, şeytanın verdiği olumsuz telkinleri, anlattığı Kurani konularla etkisiz hale getirmiş olacaktır.

Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır.  [Âli İmran Suresi (3/104]

Ayette de görüldüğü gibi tebliğ yapmak farzdır. Fakat bazı Müslüman kardeşlerimizin tebliğ yapmak istemediklerine şahit olmaktayız. Tebliğden kaçmak için de bazı teviller getirdiklerini görüyoruz. Peygamberimiz döneminde de Müslümanlarla beraber gözüken bu kişiler kendi samimiyetsizlikleri belli olmasın diye hayrı isteyen bir görünümle Müslümanları eleştirmişlerdir. Ayette şöyle buyrulur;

Korku gidince, hayra karşı oldukça düşkünlük göstererek sizi keskin dilleriyle (eleştirip inciterek) karşılarlar. [Ahzâb Suresi (33 /19]

Ayette de görüldüğü gibi bu kişiler, kendilerinin her zaman İslam’ın hayrını istediği görüntüsünü vererek İslam’ı tebliğ eden insanlara garip eleştiriler getirmektedirler. Şimdi bu eleştirileri ayetler doğrultusunda inceleyelim.

METHOD 1

Tebliğci : Allah Var

Tebliğden kaçan : Şüphesi olan mı var?

Allah’ın var olduğunu söyleyen birisine karşı bir Müslümanın böyle bir cevap vermesi Kuran’a uygun değildir. Çünkü Allah Kuran’da insanların çoğunluğunun iman etmeyeceğini bildirmiştir. Dolayısıyla şüphesi olan insan olmasını bırakın, bu insanlar çoğunluktadır.

Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminle yalan söylerler.' [En'am Suresi (6/116]

METHOD 2

Tebliğci : İman Hakikatleri Anlatalım (Allah’ın varlık delilleri)

Tebliğden kaçan : İnanmak için delile gerek yok zaten inanıyoruz

Allah Kuran’da Kendi delillerini inceleyip gece gündüz düşünmemizi ve bu sayede “kesin bilgiyle” iman etmemizi istemiştir. Dolayısıyla bu cevap da Kurani değildir.

Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) "Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru." [Âli İmran Suresi (3,94) /191]

Bakmıyorlar mı o deveye; nasıl yaratıldı? Göğe, nasıl yükseltildi? Dağlara; nasıl oturtulup-kuruldu? Yere; nasıl yayılıp-döşendi?  [Ğaşiye Suresi (88/17-18-19-20-21]

METHOD 3

Tebliğci : Kuran’ın Bilimsel Mucizelerini anlatalım

Tebliğden kaçan : İnanmak için mucizeye gerek yok. Bilim sürekli değişiyor

Allah Kuran’da 300’ yakın bilimsel bilgi vermiştir. İnsanın yaratılışından, evrenin yaratılışına, gök katmanlarından,  Ay ve Güneş’in yapılarına kadar. “Kuran’a biz zaten inanıyoruz. Bilimin onayına ihtiyacı yok” mantığı da geçerli bir mantık değildir. Bilimsel gelişmelerle Bilim Kuran’ı değil Kuran bilimi onaylamıştır.

METHOD 4

Tebliğci : Darwinizmin geçersizliğini anlatalım

Tebliğden kaçan : Darwinizm mi kaldı? (veya) Darwinizm zaten Kuran’da var

Darwinizm bilimle uzaktan yakından alakası olmayan ve geçtiğimiz yüzyıl insanlığın başına bela olmuş bir yalandır. Ama şu an tüm Dünya’da Darwinizm okullarda, televizyonlarda ve sinema filmlerinde insanlara bir doğru olarak aktarılır. Tabi ki bilimsel olarak Darwinizm bitmiştir. Ama bu bitişi Dünya’ya duyuracak olan kişiler Müslümanlardır. Darwinizmin Kuran’da olduğu iddiası ise yine tebliğden kaçmak için uydurulmuştur. Darwinizmin bilimsel bir delili bile yokken Kuran’da olması zaten imkansızdır.

METHOD 5

Tebliğci : Müslümanlar birleşsin

Tebliğden kaçan : Amerika ve İsrail izin vermez

Bu mantık aslında en tehlikelisidir. Çünkü bu sözde Allah’ın Kuran’da bildirdiği affedilmeyecek tek günah olan şirk tehlikesi vardır. Tüm ülkeler, insanlar, Kainattaki tüm atomlar Allah’ın kontrolündedir. Ayrıca Allah müminlere vadetmiştir. İslam birliği kesin olarak kurulacaktır. Peygamberimizin ahirzaman hadislerine göre de bu birlik bu yüzyıl kurulacaktır inşaAllah

Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va'detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca bana ibadet ederler ve bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkâr ederse, işte onlar fasıktır.

[Nur Suresi (24/55]

 

Bu ve buna benzer çok fazla tevil aslında samimiyetten değil samimiyetsizlikten kaynaklanmaktadır. Tabi ki bunu cahilliğinden ve bilgisizliğinden yapan da çok kişi olabilir. Onları tenzih ediyorum. Ama bilgisizliğinden yapan kişiler ayetleri görünce bu tutumlarına devam etmezler ve Allah’a itaat ederler.

 

İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz bağışlamanı (dileriz). Varış ancak Sana'dır" dediler. [Bakara Suresi (2/285]

Tebliğ, Allah’ın Kuran’da bize farz kıldığı bir ibadettir. Tebliğ yapan Müslüman, hem bir kişiye daha Allah’ın varlığını ve Kuran’ın hak olduğunu anlatmış olacak hem de kendisi bir kez daha bu gerçekleri tekrarlamış olacaktır. Tebliğ sadece karşı tarafa fayda sağlamaz. Aynı zamanda tebliğ yapan kişi karşı tarafın heyecanıyla kendi üzerindeki ülfeti de kaldırmış ve adeta tekrar iman etmiş gibi olur. Aynı zamanda tebliğ yapan kişi, şeytanın verdiği olumsuz telkinleri, anlattığı Kurani konularla etkisiz hale getirmiş olacaktır.

Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır.  [Âli İmran Suresi (3/104]

Ayette de görüldüğü gibi tebliğ yapmak farzdır. Fakat bazı Müslüman kardeşlerimizin tebliğ yapmak istemediklerine şahit olmaktayız. Tebliğden kaçmak için de bazı teviller getirdiklerini görüyoruz. Peygamberimiz döneminde de Müslümanlarla beraber gözüken bu kişiler kendi samimiyetsizlikleri belli olmasın diye hayrı isteyen bir görünümle Müslümanları eleştirmişlerdir. Ayette şöyle buyrulur;

Korku gidince, hayra karşı oldukça düşkünlük göstererek sizi keskin dilleriyle (eleştirip inciterek) karşılarlar. [Ahzâb Suresi (33 /19]

Ayette de görüldüğü gibi bu kişiler, kendilerinin her zaman İslam’ın hayrını istediği görüntüsünü vererek İslam’ı tebliğ eden insanlara garip eleştiriler getirmektedirler. Şimdi bu eleştirileri ayetler doğrultusunda inceleyelim.

METHOD 1

Tebliğci : Allah Var

Tebliğden kaçan : Şüphesi olan mı var?

Allah’ın var olduğunu söyleyen birisine karşı bir Müslümanın böyle bir cevap vermesi Kuran’a uygun değildir. Çünkü Allah Kuran’da insanların çoğunluğunun iman etmeyeceğini bildirmiştir. Dolayısıyla şüphesi olan insan olmasını bırakın, bu insanlar çoğunluktadır.

Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminle yalan söylerler.' [En'am Suresi (6/116]

METHOD 2

Tebliğci : İman Hakikatleri Anlatalım (Allah’ın varlık delilleri)

Tebliğden kaçan : İnanmak için delile gerek yok zaten inanıyoruz

Allah Kuran’da Kendi delillerini inceleyip gece gündüz düşünmemizi ve bu sayede “kesin bilgiyle” iman etmemizi istemiştir. Dolayısıyla bu cevap da Kurani değildir.

Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) "Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru." [Âli İmran Suresi (3,94) /191]

Bakmıyorlar mı o deveye; nasıl yaratıldı? Göğe, nasıl yükseltildi? Dağlara; nasıl oturtulup-kuruldu? Yere; nasıl yayılıp-döşendi?  [Ğaşiye Suresi (88/17-18-19-20-21]

METHOD 3

Tebliğci : Kuran’ın Bilimsel Mucizelerini anlatalım

Tebliğden kaçan : İnanmak için mucizeye gerek yok. Bilim sürekli değişiyor

Allah Kuran’da 300’ yakın bilimsel bilgi vermiştir. İnsanın yaratılışından, evrenin yaratılışına, gök katmanlarından,  Ay ve Güneş’in yapılarına kadar. “Kuran’a biz zaten inanıyoruz. Bilimin onayına ihtiyacı yok” mantığı da geçerli bir mantık değildir. Bilimsel gelişmelerle Bilim Kuran’ı değil Kuran bilimi onaylamıştır.

METHOD 4

Tebliğci : Darwinizmin geçersizliğini anlatalım

Tebliğden kaçan : Darwinizm mi kaldı? (veya) Darwinizm zaten Kuran’da var

Darwinizm bilimle uzaktan yakından alakası olmayan ve geçtiğimiz yüzyıl insanlığın başına bela olmuş bir yalandır. Ama şu an tüm Dünya’da Darwinizm okullarda, televizyonlarda ve sinema filmlerinde insanlara bir doğru olarak aktarılır. Tabi ki bilimsel olarak Darwinizm bitmiştir. Ama bu bitişi Dünya’ya duyuracak olan kişiler Müslümanlardır. Darwinizmin Kuran’da olduğu iddiası ise yine tebliğden kaçmak için uydurulmuştur. Darwinizmin bilimsel bir delili bile yokken Kuran’da olması zaten imkansızdır.

METHOD 5

Tebliğci : Müslümanlar birleşsin

Tebliğden kaçan : Amerika ve İsrail izin vermez

Bu mantık aslında en tehlikelisidir. Çünkü bu sözde Allah’ın Kuran’da bildirdiği affedilmeyecek tek günah olan şirk tehlikesi vardır. Tüm ülkeler, insanlar, Kainattaki tüm atomlar Allah’ın kontrolündedir. Ayrıca Allah müminlere vadetmiştir. İslam birliği kesin olarak kurulacaktır. Peygamberimizin ahirzaman hadislerine göre de bu birlik bu yüzyıl kurulacaktır inşaAllah

Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va'detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca bana ibadet ederler ve bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkâr ederse, işte onlar fasıktır.

[Nur Suresi (24/55]

 

Bu ve buna benzer çok fazla tevil aslında samimiyetten değil samimiyetsizlikten kaynaklanmaktadır. Tabi ki bunu cahilliğinden ve bilgisizliğinden yapan da çok kişi olabilir. Onları tenzih ediyorum. Ama bilgisizliğinden yapan kişiler ayetleri görünce bu tutumlarına devam etmezler ve Allah’a itaat ederler.

 

İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz bağışlamanı (dileriz). Varış ancak Sana'dır" dediler. [Bakara Suresi (2/285]

wsssadsdsaTebliğ, Allah’ın Kuran’da bize farz kıldığı bir ibadettir. Tebliğ yapan Müslüman, hem bir kişiye daha Allah’ın varlığını ve Kuran’ın hak olduğunu anlatmış olacak hem de kendisi bir kez daha bu gerçekleri tekrarlamış olacaktır. Tebliğ sadece karşı tarafa fayda sağlamaz. Aynı zamanda tebliğ yapan kişi karşı tarafın heyecanıyla kendi üzerindeki ülfeti de kaldırmış ve adeta tekrar iman etmiş gibi olur. Aynı zamanda tebliğ yapan kişi, şeytanın verdiği olumsuz telkinleri, anlattığı Kurani konularla etkisiz hale getirmiş olacaktır.

Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır.  [Âli İmran Suresi (3/104]

Ayette de görüldüğü gibi tebliğ yapmak farzdır. Fakat bazı Müslüman kardeşlerimizin tebliğ yapmak istemediklerine şahit olmaktayız. Tebliğden kaçmak için de bazı teviller getirdiklerini görüyoruz. Peygamberimiz döneminde de Müslümanlarla beraber gözüken bu kişiler kendi samimiyetsizlikleri belli olmasın diye hayrı isteyen bir görünümle Müslümanları eleştirmişlerdir. Ayette şöyle buyrulur;

Korku gidince, hayra karşı oldukça düşkünlük göstererek sizi keskin dilleriyle (eleştirip inciterek) karşılarlar. [Ahzâb Suresi (33 /19]

Ayette de görüldüğü gibi bu kişiler, kendilerinin her zaman İslam’ın hayrını istediği görüntüsünü vererek İslam’ı tebliğ eden insanlara garip eleştiriler getirmektedirler. Şimdi bu eleştirileri ayetler doğrultusunda inceleyelim.

METHOD 1

Tebliğci : Allah Var

Tebliğden kaçan : Şüphesi olan mı var?

Allah’ın var olduğunu söyleyen birisine karşı bir Müslümanın böyle bir cevap vermesi Kuran’a uygun değildir. Çünkü Allah Kuran’da insanların çoğunluğunun iman etmeyeceğini bildirmiştir. Dolayısıyla şüphesi olan insan olmasını bırakın, bu insanlar çoğunluktadır.

Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar. Onlar ancak zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminle yalan söylerler.' [En'am Suresi (6/116]

METHOD 2

Tebliğci : İman Hakikatleri Anlatalım (Allah’ın varlık delilleri)

Tebliğden kaçan : İnanmak için delile gerek yok zaten inanıyoruz

Allah Kuran’da Kendi delillerini inceleyip gece gündüz düşünmemizi ve bu sayede “kesin bilgiyle” iman etmemizi istemiştir. Dolayısıyla bu cevap da Kurani değildir.

Onlar, ayakta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve göklerin ve yerin yaratılışı konusunda düşünürler. (Ve derler ki:) "Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın. Sen pek yücesin, bizi ateşin azabından koru." [Âli İmran Suresi (3,94) /191]

Bakmıyorlar mı o deveye; nasıl yaratıldı? Göğe, nasıl yükseltildi? Dağlara; nasıl oturtulup-kuruldu? Yere; nasıl yayılıp-döşendi?  [Ğaşiye Suresi (88/17-18-19-20-21]

METHOD 3

Tebliğci : Kuran’ın Bilimsel Mucizelerini anlatalım

Tebliğden kaçan : İnanmak için mucizeye gerek yok. Bilim sürekli değişiyor

Allah Kuran’da 300’ yakın bilimsel bilgi vermiştir. İnsanın yaratılışından, evrenin yaratılışına, gök katmanlarından,  Ay ve Güneş’in yapılarına kadar. “Kuran’a biz zaten inanıyoruz. Bilimin onayına ihtiyacı yok” mantığı da geçerli bir mantık değildir. Bilimsel gelişmelerle Bilim Kuran’ı değil Kuran bilimi onaylamıştır.

METHOD 4

Tebliğci : Darwinizmin geçersizliğini anlatalım

Tebliğden kaçan : Darwinizm mi kaldı? (veya) Darwinizm zaten Kuran’da var

Darwinizm bilimle uzaktan yakından alakası olmayan ve geçtiğimiz yüzyıl insanlığın başına bela olmuş bir yalandır. Ama şu an tüm Dünya’da Darwinizm okullarda, televizyonlarda ve sinema filmlerinde insanlara bir doğru olarak aktarılır. Tabi ki bilimsel olarak Darwinizm bitmiştir. Ama bu bitişi Dünya’ya duyuracak olan kişiler Müslümanlardır. Darwinizmin Kuran’da olduğu iddiası ise yine tebliğden kaçmak için uydurulmuştur. Darwinizmin bilimsel bir delili bile yokken Kuran’da olması zaten imkansızdır.

METHOD 5

Tebliğci : Müslümanlar birleşsin

Tebliğden kaçan : Amerika ve İsrail izin vermez

Bu mantık aslında en tehlikelisidir. Çünkü bu sözde Allah’ın Kuran’da bildirdiği affedilmeyecek tek günah olan şirk tehlikesi vardır. Tüm ülkeler, insanlar, Kainattaki tüm atomlar Allah’ın kontrolündedir. Ayrıca Allah müminlere vadetmiştir. İslam birliği kesin olarak kurulacaktır. Peygamberimizin ahirzaman hadislerine göre de bu birlik bu yüzyıl kurulacaktır inşaAllah

Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va'detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca bana ibadet ederler ve bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkâr ederse, işte onlar fasıktır.

[Nur Suresi (24/55]

 

Bu ve buna benzer çok fazla tevil aslında samimiyetten değil samimiyetsizlikten kaynaklanmaktadır. Tabi ki bunu cahilliğinden ve bilgisizliğinden yapan da çok kişi olabilir. Onları tenzih ediyorum. Ama bilgisizliğinden yapan kişiler ayetleri görünce bu tutumlarına devam etmezler ve Allah’a itaat ederler.

 

İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz bağışlamanı (dileriz). Varış ancak Sana'dır" dediler. [Bakara Suresi (2/285]

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Geliyor | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 212 352 1370 | Faks : +90532 7937373 | Haber Yazılımı: CM Bilişim