• BIST 99.639
  • Altın 140,144
  • Dolar 3,5032
  • Euro 3,9191
  • İstanbul 25 °C
  • İzmir 27 °C
  • Ankara 24 °C
  • Muğla 26 °C

Sevmek mi dediniz, pardon o ne?

Arascan Dönmez

Ne zaman ortaya konan şey önce penis, vajina  ve popo yerine el ve kalp olacak şöyle, terbiye bir uğrayacak herkese, edep dedikleri de gelecek üslupla birleşecek,  o zaman bir ilişkide iki tarafın da istekleri sırasıyla yerine gelecek.  Yeni dünya insanının hızı sevgiyi zorlayacak ama ne değiştirecek ne de yok edecek.

Müşfik Kenter’den, “seni seviyorum” deme!

“Sevgi” üzerine destanlar yazana, iyi bir özettir Kenterinki. Şöyle buyurur kabul edene.

Sevmediğin birine asla “seni seviyorum” deme. İçinde olmayan duygulardan varmış gibi söz etme. Kimsenin hayatına kalbini kırmak için girme. Sevgi dolu bakan gözlere asla yalan söyleme. Çünkü birine verebileceğin en büyük acı, aşık olmadığın birini kendine aşık etmektir. (Müşfik Kenter)

Yalancı memeler…

“Kimse kimseyi sevmiyor artık” diye geziyor artık herkes ortalıkta. Benim bile zaman zaman kafamı kurcalayan bir mesele. “Gerçekten kimse kimseyi sevmiyor mu aslında” diye yalnız zamanlarımda çok sormuşluğum vardır kendime. Cevabını bildiğim halde sormam belki kelimelerde küçük bir oynama yaparak sonucu değiştirme isteğimden kim bilir.   Ama bakıyorum da ciddi ciddi üzerine kafa yoranlar, “sevgi”yi bir uyuşturucu gibi vücuduna enjekte etmek için soyunup dökünenler var. Oysa sevgiyi içinde taşımayana sevgi yüklemesi yapılması mümkün değil, kaldı ki içinde “sevgi “ var mı, yok mu bilmeyene biri ya da bir şey tarafından verilecek olan “sevgi” de bir bebeğe verilen yalancı meme olur, sussun diye eline.

Kişi kendini sever!

Kişi kendini sever, karşısındaki de kendini öyle sevsin ister. Oysa sevgi herkese göredir, kimseye göre değil. Bu nedenle herkes sevgi deyince kendinde olan ne ise, onu alır verir karşısındakine. Bazen fazla geldiği için taşan bazen de olmadığı için sırıtan sevgiler düşer payınıza. Kimi zaman yetinir mutlu olur, kimi zaman dahası için aranır kimi zaman da bunalıp kaçarsınız. Beklediğiniz sevgi içinizdekidir. O içten bir tane daha olmalıdır ki, “tamam işte bu” diyebilesiniz. Genelde “galiba bu” demekle geçer ömürler. “Yaklaşıyorum, buldum bulacağım gibi” diyerek de biter. Arada olup bitenler bir tavlaya atılan zardan bırakırsa kalan izler. Sevgiyi dayatan bir dünyanın sevgi ile anlattığı anlaşılmalı ki, bir sevginin içine girebilsin kişiler.

Yaşadığına “sevgi” diyemeyenler…

Sevginin içine girmekten yoksun olup sadece dışını fethedenler zaman içinde “yaşadığım sevgi miydi bilemedim pek” diye söylenenler. Kendi içindeki sevginin çapından ve oranından bi haber olanlar ise henüz kendi kendine gelmesi gereken sevginin ne olduğunu bilmediğinden sevmek ya da sevilmek için yola çıktığında ne yazı ki, tedariksizlikten geri dönenler.

Sevgi dolu diller ve dili sevgisizceler…

Sevmek de sevilmek de bu dünyanın sunduğu iki güzel duygu. Severken çoğalacağını düşünüp kendinden gitmesini göze alanlar daha çok sevmeyi bilen ve sevmek isteyenler.  Severken azalacak diye ödü kopup kendinden gidecek olanı düşünenlerse anca sevilmeyi bilen sevilmek isteyenler.

Kim severse sevsin, sevilirse sevilsin, dünya buna karışmaz. Evren sadece “sevgi nedir” bunu bilir. Anlatmak ister, işaretler verir. En fazla yön gösterir, “evet” ya da “hayır” bile demez. Evrenin dili sevgidir bu nedenle önce dillerin sevgi olması gerekir. Sevgi dolu diller sevgiyi kendine çeker. Kendindeki sevgiden daha çok elde eder. Dili sevgisizceler ise sevgi kelebeği olur her gün farklı bir dala konarlar. Belki sabahları bir güneş gibi açar ama akşamüstüne doğru batarlar, en fazla o da. Sevginin içindeler sevgi üzerine söylemez, söylenmezler ama dışındalar kapanmayan bir mikrofonla dolaşır ve sevgisizlik kusarlar.

Sevgilisi “sevgi” olan…

Sevgilisi “sevgi” olanlar vardır mesela. Az olduklarından saklı bir bahçenin saklı yerine ekilen saklı çiçeği gibi ne oldukları ve nasıl koktukları da kendilerine saklıdır. Saklı olsalar da kimseye saklı  olmayan birinin sevgi adına söylediğini iyi bilirler.

Sevmediğin birine asla “seni seviyorum” deme. İçinde olmayan duygulardan varmış gibi söz etme. Kimsenin hayatına kalbini kırmak için girme. Sevgi dolu bakan gözlere asla yalan söyleme. Çünkü birine verebileceğin en büyük acı, aşık olmadığın birini kendine aşık etmektir. (Müşfik Kenter)

Her şeyi ve herkesi her an an ararlar!

Yanar döner sevgileri ve sürekli değişen ruh halleri ile neyi aradığını bilemediğinden bir türlü bulamayan ve bulamayacak olan her şeyi ve herkesi her an ararlar ve böyle kişiler tarafından arananlara biraz fazla biliyorum ama sevgi asla onların tanımı ile yer alamayacak hiçbir kitapta, şarkıda ya da hayatın orasında burasında. 

Penis, popo yerine el, kalp!

Ne zaman ortaya konan şey önce penis, vajina ve popo yerine el ve kalp olacak şöyle, terbiye bir uğrayacak herkese, edep dedikleri de gelecek üslupla birleşecek,  o zaman bir ilişkide iki tarafın da istekleri sırasıyla yerine gelecek.

Yeni dünya insanının hızı sevgiyi zorlayacak ama ne değiştirecek ne de yok edecek.

Herkese “sevgi” ile…

Yarın: ArasCan Dönmez, yarın Havaalanında XRAY Cihazından geçerken güvenliğin dikkatini çekmesi üzerine tamamen soyundurulan Johan Falcon ABD’de  yarattığı büyük sükse üzerine yazacak.

Tekrar görüşene kadar:

https://www.facebook.com/kiracd

https://twitter.com/ArascanDnmez

kiracdonmez@gmail.com

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Geliyor | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : +90 212 352 1370 | Faks : +90532 7937373 | Haber Yazılımı: CM Bilişim