• BIST 108.594
  • Altın 144,278
  • Dolar 3,4942
  • Euro 4,1102
  • İstanbul 21 °C
  • İzmir 26 °C
  • Ankara 22 °C
  • Muğla 25 °C

Abdullah Şanlıdağ

Abdullah Şanlıdağ

Allah'ın selamı üzerinize olsun.Ben Muğlalı değilim,Kahramanmaraşlıyım.Yeni Akit Gazetesi yazarıyım.Uzun yıllar Milli Gazete'de yazdım.Yayınlanmış iki kitabım var. Kürşat beyle Muğla Siyaet isimli facebook sayfasında tanıştık.Muğla'yı da senedi bir ziyaret ederim.İnsanlarını seviyorum. Dalaman'da Şerefler Köyünün şirin bir mahallesinde devre mülküm var, bu sebeble senelik tatilimi orada geçirmekteyim. Dolayısıyla Muğla'ya ve sizlere yabancı değili.Sizlere 1000 km öteden yazacağım.21 yıllık yazarlık hayatımda ilk defa bir yerel gazetede yazmış olacağım.Tabi bunda Kürşat Bey kardeşimin katkısı ve teklifi oldu.

Bu yol sevda yoludur. Sevda yolunun çakıl taşlarını aralayabilmek, çileyi, aşkı, muhabbeti ve sabrı aşılayabilmek benim en değer verdiğim ilkelerdendir. Sevda yolunun en temel nirengi noktası Allah’ı gereği üzere tanımak ve Kutlu Önderimizi anlamaktır. Hatta anlamak da yetmez, onun izinden gitmeye çalışmaktır. İlahi aşkın çilesi büyük olur. Marifetullah ve muhabbetullah olmadan dünyayı kendinize zindan edersiniz. Ama dava adamı olursanız, Yusuf gibi zindanda da olsanız gün gelir Mısır’a hükmedebilirsiniz.

Okumak, idrak etmek ve idraki paylaşmak temel felsefemiz olmalıdır. Okumak anlama ve algılama yeteneğinizi geliştirir. Okuyan, tefekkür eden akıl ve kalbin sahibi Allah’la buluşur. Bedevi ve sokak kültürüyle hiçbir yere varılmaz.

Kalemle yazmayı bizlere öğreten Allah’tır. Hiçbir şey bilmezken “ikra” emrine muhatap olan insan, Kur’an sayesinde kainatı tanımış, kendisini yaratanı tanımıştır. Kur’an gibi bir kitap ortadayken,  acaba insan görmemezlikten ve duymamazlıktan gelebilir mi? Böyle bir hakkı var mıdır?

“Kaleme ve yazdıklarına yemin olsun ki” diye başlayan Kalem Suresi hangi hakikate ışık tutmaktadır? Benim anladığım şu: Kalem mutlaka hakikat ölçülerini ve vahyi haykırmalıdır. Hak ölçüsünün dışında kalem oynatmak, köşe dolsun kabilinden yazı yazmak bizim şiarımız olamaz.

Acaba kalem olmasaydı geçmişin kültürüyle buluşabilir miydik? Kaynağını şimdi hatırlayamadığım bir hadisi şerif var. Şöyle buyurulmakta:

“Kişi nereye varacağını bilmeden Allah’ın hoşnutluğunu gerektiren bir kelime konuşur da Allah bu kelime ile, zatına kavuşacağı güne kadar o kul için hoşnutluğunu yazar. Bir kişi de nereye varacağını düşünmeden Allah’ın öfkesini gerektiren bir kelime konuşur da Allah bu kelime ile, zatına kavuşacağı güne kadar o kul aleyhine öfkesini yazar.” Bu hadisin ravilerinden birisi olan Alkame hazretleri şöyle demiş: “Bu hadis beni nice sözlerden alıkoymuştur.”

Dedikodu, malayani, müstehcen yazılar kaleme alanlar, halkı boş şeylerle aldatanlar Allah’ın şu kelamına kulak versinler:

“İnsan hiçbir söz söylemez ki, yanında gözetleyen, yazan hazır bir melek bulunmasın.”(Kaf/18)

Bir sonraki haftada buluşuncaya dek Allah’a emanet olunuz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2008 Haber Geliyor | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : +90 212 352 1370 | Faks : +90532 7937373 | Haber Yazılımı: CM Bilişim